DergilerYurtsever Gençlik
KAMPÜSLER KOMÜNLEŞEREK ÖZGÜRLEŞİR

KAMPÜSLER KOMÜNLEŞEREK ÖZGÜRLEŞİR
Gençlik kimlik olarak geçmişten beri egemenle rin karşısına çıkan bir konumdadır. Yanlışı kabul etmeyen, haksızlığa gelmeyen, sorgulayan ve hızlı değişip dönüşen özellikleriyle mevcut iktidarlar için devamlı tehdit olmuştur. Halkın zorlandığı, baskı ların arttığı dönemlerde devreye girmiş, devrim ler gerçekleştirmiş fakat mevcut olanı devirdikten sonra kirli iktidar savaşlarına bulaşmamıştır. Yakın geçmişimizde 68 devrimci gençlik kuşağı da kapita list modernitenin krizlerle boğuştuğu bir dönemde açığa çıkmış ve tüm dünyayı devrim hareketleriyle kasıp kavurmuştur. Bir krizler sistemi olan kapita lizmin günümüzde de kaos içinde olduğu ve kendini revize ederek bundan çıkmaya çalıştığını bilmek teyiz. Özellikle 2023 yılında HAMAS’ın İsrail’e sal dırısından sonra dengelerin ve sınırların değiştiğini görmekteyiz. İnsanları yutan canavar kapitalist mo dernite eliyle Ukrayna’da, Filistin’de, İran’da ve Afrika ülkelerinde yüz binden fazla insan katledilmişken dünya genelindeki bu sessizlik, dünya gençliğinin bu vahşete gözünü kapatma hali bizlere aydın, entel lektüel ve vicdan sahibi bir genç nasıl olmalı, nasıl yaşamalı sorusunu tekrar tekrar sordurtuyor. Halk lar soykırımlarla ve katliamlarla karşı karşıyayken eylemsizliğin ve hareketsizliğin nasıl sonuçları ola cağını iyi bilmeli ve bununla yüzleşmeliyiz.
Kürtlerin büyük katliamlarla yüz yüze olduğu bir süreçte Önder Apo öncülüğünde PKK hareketi or taya çıktı. Üniversiteli aydın gençlerden oluşan PKK kendini zorun zoru koşullarında örgütledi ve Kürt diriliş devrimini gerçekleştirdi. Önder Apo ilk önce etrafındaki arkadaşlarla komün oluşturarak başla dı, sonrasında üniversitelerin içinde mahallelerde komünler kurdu ve mücadeleyi böyle sürdürdü. 53 yıllık soluksuz mücadele sonucu Önder Apo ‘‘varlık tanındı, sıra özgürlükte’’ dedi. Önder Apo’nun bu be lirlemesi ‘‘artık mücadele edilmese de Kürt varlığı ortadan kalkmaz, Kürtler zaten bir şekilde özgürlü ğüne kavuşur’’ şeklinde algılanmamalıdır. Önder Apo pozitif devrim süreçlerinin negatif devrim süreçle rinden daha zorlu olduğunu belirtti. Bu belirlemenin sebeplerinden bir tanesi de mücadeleyi geriye çe ken, beklentili ruh hali oluşturan anlayışların ken dini örgütlemesidir. Dünyadaki herhangi bir halk için dönem dönem mücadelesizlik, eylemsizlik hali belki tolere edilebilir fakat Kürtler için eylemsizlik halinin ölümle, yok oluşla aynı anlama geldiğini iyi bilme liyiz. Evet, varlık kanıtlanmıştır. Fakat varlığın ko runması ve özgürlüğe kavuşulması eskisinden daha keskin, soluk soluğa bir mücadele gerektirmekte dir. Bunun öncülüğünü yapacak, kendini en sorumlu görmesi gereken kesim de üniversite gençliğidir. Yapılması gereken adanmışlık içerisinde yaratıcı yöntemlerle her yerde komün örgütlemektir.
Üniversite gençliğinin Kürt Özgürlük Hareketi Tarihi açısından önemi ve oynadığı rol bilinmektedir. Fa şistlere karşı mücadelede, Kürt dilinin ve kimliğinin korunmasında her zaman öncülük pozisyonunda rol oynamıştır. Yeni mücadele döneminde de dünya genelinde artan faşist saldırılara karşı önemli bir cephe olmalıdır. Yine Önder Apo’nun bahsettiği Kürt Aklı’nı oluşturma, Kürt gerçekliğini açığa çıkarma da üniversiteler öncülük yapmalıdır. Kürt gençleri nin olduğu her üniversitede dil ve tarih komünleri kurulmalı, bu komünler akademik bir seviye yaka lamalıdır. Kürdistanda Kürt adına hiçbir şey kalma mışken, Kürt demek bile yasaklanmışken Önder Apo bu durumu tersine çevirdi. Fakat son dönemde kendini örgütleyen ilkel milliyetçi kesimler özellikle üniversiteler içerisinde değerlerimize dil uzatmakta, kendilerini Kürt yanlısı, bizleri Kürt karşıtı göster mektedir. Bu kesimlerle güçlü ideolojik mücadele yürütmeli, gerekli cevapları vermeliyiz. Sahte Kürt çülüğe karşı Apocu Kürtlüğü savunmak, 53 yıldır verilen mücadele sonucu oluşan kazanımları sahip lenmek her yurtseverin ve devrimcinin temel görevi olmalıdır. Eğer Kürt ve Kürtlük adına birkaç kelime söylenebiliyorsa bunun hangi bedeller sonucu geliş tiği herkese anlatılmalı. Bu gerçek tüm Kürtler açı sından bilinmelidir. Bu temelde üniversite içindeki ulusal birlik çalışmalarının öncülüğünü de biz Apocu gençler yapmalıyız.
Üniversiteler; başlangıçta aileyle kopuş yaşadığımız, sorgulayıcı ve araştırmacı olduğumuz alanlardır. Üniversiteye gelen her gencin, özellikle sistemin yoz kültürüyle karşılaşan Kürt gençlerinin güçlü arayış larının olduğu bir gerçektir. Bundan kaynaklı kam püsleri, fakülteleri örgütlemek, kapitalist moder niteye tepki duyan her genci demokratik komünler etrafında buluşturmak en temel görevlerimizden biri olmalıdır. Fakat devletin üniversiteler üzerinde yü rüttüğü politika iyi görülmelidir. Kampüslerin ve üni versitelerin şehir dışına çıkarılması söylendiği gibi öğrenciler için uygun koşullar oluşturmak, derslerin daha verimli geçmesini sağlamak için değildir. Yine devlet yurtlarının kırsal alanlara, üniversitelerin he men yanlarına yapılması öğrencilerin yararına bir durum değildir. Bu devlet politikasının temel amacı arayışı, idealleri olan gençleri toplumdan soyutlayıp modern zigguratlarda devletin kadrolarını oluştur maktır. Üniversiteleri faşistlere, devletin elemanla rına bırakmamalıyız fakat halktan kopuk yaşayan bir gençlik haline de gelmemeliyiz. Önder Apo komünü devletli sistemin alternatifi olarak ortaya koydu. O zaman devletin yurtlarına karşı öğrenci komün ev leri oluşturmak, böylece halkın içerisinde yaşamak doğru yaşam tarzı olacaktır. Kürdistan’da zihniyet devrimi özgür bireylerin toplumun içerisinde yaşa yarak topluma özgürlük bilinci kazandırması ve öz gür toplumdan da yeni özgür bireylerin açığa çıkma sıyla gerçekleşebilir.
Önder Apo tüm imkansızlıklar içerisinde büyük bir mücadele vererek bizlere kendimizi daha güçlü ör gütleme imkanını sağladı. Kürdistan gençliğine gön derdiği ilk perpektif de ‘‘Örgütlenin, Örgütleyin’’ oldu. Geçen bir buçuk yıllık zaman içerisinde devrimci görevlerimizi yeterince yerine getirdiğimizi söyleye meyiz. Yeni dönemi bir hamleye çevirip Ortadoğuyu ve Dünyayı etkileme potansiyelimiz varken üniversi te gençleri olarak bu potansiyeli açığa çıkarmış de ğiliz. 53 yıl önce Önder Apo ve devrimci önderlerimiz bugünlerin hayalini kurmasaydı Kürdistan devrimi nin gerçekleşmesi de mümkün olmazdı. Eğer bizler de toplumun dağılan komünal yapısını tekrardan oluşturmanın, yediden yetmişe herkesi özgür ko münlerin üyesi yapmanın hayalini kurarsak gerçek leştirmemiz de o kadar kolay olacaktır. Bazıları ko mün yaşama ütopya derken, bazıları gerçekleşmesi mümkün değil derken Önder Apo komüne ‘‘gerçek yaşamın kendisi’’ dedi. Komünleri oluşturmak ve öz gür yaşama ulaşmak bizlerin elindedir. Bu da ancak önce bizlerin inanması ve bizlerin komünal yaşama sıyla münkün olabilir.
Önder Apo’nun ‘‘komünü olmayan yoldaşım olamaz’’ belirlemesinden yola çıkarak komünsüz kampüs, komünsüz üniversite, komünsüz mahalle bırakma yıp büyük bir aşk ile komünleşelim. Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne doğru katılım ancak böyle mümkün olabilir.




