“Bunların mirasını sürdüren, bu vakıfları yöneten, bu zulmün kalesini koruyan siz misiniz? Kendine gel!” Son bir insani çağrıda bulunuyoruz: Teslim olursanız halkın öfkesiyle, kızgınlığıyla, kararlılığıyla karşı karşıya kalırsınız ki bu kesinlikle ve çok haklıdır! Bizim için yaşayın, bu günlere ulaştık. Bu hesap gününde kendimize şunu soracağız: Eğer bu örneklerle karşı karşıya kalsaydık, millet adına bunlarla savaşırdık! Mustafa Kemal’e, Seyit Rıza’ya kıyasla yetmiş yaşındaki Şeyh Seyid ne yaptı? Gençlerimiz bu durumdan çıkan sonuçlarla herkesten intikam almış ve bu temelde tarihsel olarak mevcut varoluşa karşı hesap verme talebinde bulunmuştur. Bizim ve sizin kararlılığımızın bu şekilde gelişmesi gerekiyor. İntikam yemininizle karşılaştırıldığında, hatta daha da fazlası yıkıcı bir güce karşı biraz tarih bilginiz varsa, her şeyi özgür yaşam için söyleyin, bu gücü gençlerimizle birlikte bu temelde harekete geçirmelisiniz. Karar karar olmalı, uygulanması mümkün olmalı ve bunu her düzeyde yapmalısınız. Düşman bu fırsattan başka bir şey vermez.”

Onder APO

Önderlik, bir hakikat arayışçılığıdır

Özel Dosya: Önderlik aydınlığın, farkındalığın, yol göstericilğin, biliincin adı olmaktadır

 

 

Önderlik gerçekliği bizim için neyi ifade ediyor. Önderlik deyince ne hissediyor ne anlıyoruz. Böylesi büyülü bis sözün arkasında ne vardı. Ya da soruyu tersten alırsak bu soruyu bu kadar büyülü kılan neydi? Bütün insanlığı can pahasına ardından koşturan gerçeklilk neydi? Bütün tiranları karşısına alıp giyotinlere götüren neyin hakikatiydi? Önderlik sadece bir kavram mıydı? Yoksa bir ideoloji, bir felsefe miydi? Neydi bu kadar milyonları arkasında örgütleyen güç? Önderlik, iradeli, ahlaklı kılınmış yaşam olmaktadır. Önderliği anlamak, Önderliğe katılarak yaşamak ancak anlamlı yaşamla olur. Önderlik gerçeği ahlaklı kılınmış bir yaşam gerçeği ise gerçekten böyle yaşıyor muyuz? Kendi özümüzle, tolumsal gerçekliğimizden kopartılmış bir yaşam anlamlı olabilir miydi?

Yaşam gerçekliğimiz öylesine zehirlendi ki bir afyon misali bu zehre bağımlı kılındık. Sonrasıysa kirletilmiş yaşama  bağımlılıkla bizi kendimizden, özümüzden kaçar, utanır duruma getirdi. Halbu ki verili yaşamda istila, işgal, sömürgeleştirilmiş zihniyetten başka hiç birşey yoktur.  Nasıl oluyor da bu kadar ihanete uğramış yaşama bağımlı kalabiliyorduk. Yaman bir çelişki gibi görüne de tam olarak böyle yaşanmaktadır. Topraklarımız, bedenlerimiz sadece işgal ve tecavüzden geçmedi geçmiyor; duygularımız , düşüncelerimiz, isteklerimiz, umutlarımız da işgale uğruyor ve bize ait olmayan herşey empoze ediliyordu. Fiziki soykırımdan, soykırımdan öte zihniyetin işgali daha acı ve lanetliydi. Kurdistan gerçekliğinde yaşananlar da tam de böyle iken Önderlik gerçeği ortaya çıkmaktadır. Önderlik ihanete uğramış yaşamın yaşamama andı reddin adı olmuştur. Önder APO böylesi bir yaşamın reddi üzerinden başlattı bu hakikati. Böyle bir gerçekliğin hakikatini herkese ulaştırmanın öncülüğünü üstlendi. Önder APO sadece bir ulusun, halkın önderi değil, bir ideolojinin, yeni bir yaşamın, felsefenin öncülüğünü üstlendi.O nedenle yalnızca bir Halk Önderi demek, anlam darlığı, tam olarak Önder APO’yu anlamamak olacaktır. Önderlik evrensel bir yaratım, yeni bir toplumsallığın adı olmaktadır. Önderlik çıkışı çürütülmüş, sömürülmüş, yalan Tanrı kılınmış, toplumsalığı elinden alınmış bir dünyaya çözüm olma arayışıdır.

Öyle bir dünya gerçekliği ile karşı karşıyayız ki kadının yok sayıldığı, insanların gönüllü köleleştirildiği, kısacası her şeyin köksüzleştirildiği acımasız bir sistemle yüz yüze kalmaktayız. İşte Önderlik gerçeği böylesi bir sistem karşısında çözüm olmaktadır. Onurlu, iradeli ve ahlaklı yaşamda Önderlik gerçeği kendini var kılmaktadır. Bu gerçeğin kendisi ile beraber bir zorluğu getirdiği de aşikardir. Bir virüs gibi yayılan bu sistem karşisinda doğruyu ortaya koymak dünyayı karşına almaktır. Önde APO insanlık tarihinde yaşanan yalan yanlış hikayelerle nasıl bir yaşamın kurulu olduğunun bilincini öğretirken buna karşı koyuşun militanını oluşturdu. Köksüzlüğü dayatan bir sistemde soylu olmayı, gönüllü kölelik karşısında özgürlük savaşçısı olmayı öğretti. Bu öğretilenler bu kadar kolay olmadığı gibi kendisiyle beraber zorlukları da vardı. Fuat Arkadaş ” Gerçeği arayış yürüyüşü her zaman insana acı verir” diyor. Belki de gerçekliğin güzeliği de verdiği zorluktan olabilir. Ama ne olursa olsun köle bir yaşamı sürdürmektense kısa bir ömürde özgür yaşamak en onurlu olanıdır. Bu mücadele zorlu olsa da esas yücelik arınma, bu onur savaşında hakikatini bulur. Önderliğe katılmak da bu onurlu savaşa katılmaktır. Bu onurlu yaşamdan kaçarak, görmezden gelerek, kölece yaşayarak biraz daha fazla yaşayabiliriz. Ama ölüm kapıya geldiğinde keşke o onurlu savaşa katılsaydım diyeceksiniz. İşte o zaman ne kadar boş, anlamsız ve kölece bır yaşamın ardından koştuğunuzu anlayacaksınız.

Önderlik aydınlığın, farkındalığın, yol göstericilğin, biliincin adı olmaktadır. Lenin ” Hiçkimse köle doğdu diye suçlanamaz. Ama kendi köleliğinin bilincine varan bir köle, bu köleliğe karşı mücadele edeceği yerde suskunkuğa gömülüyorsa ya da o köleliğini meşru göteren tutumlara giriyorsa, böyle bir köle her özgür insanda tiksinti ve nefret uyandıran aşağılık ve asalak bir hayvandır.” der. Verili sistem içerisindeki insan olgusu tam da Lenin’in tanımladığı köleci zihniyet bu temelde yaşanmaktadır. Teslim olmuş bir ruh, zehirli suya gömülmüş bir yaşam söz konusu. Bu durum ise bazen farkında olarak bazen de bihaber yaşanmaktadır. Ama en acı tarafı bu durumdan tiksinti duymak yerine o kokuşmuş, çürümüş yaşamı tercih etmesidir. Sistem böylesi kişilikleri sonuna kadar kullanmaktadır. Yaşanan bütün ahlaksız dayatmalara göz yumulmuş, kendi sistem ajanı haline dönüştürmüştür. Hiçbir tarihte insan bu kadar düşürülmemiş, yok sayılmamıştır. Hakikat bu kadar çarpıtılmamış, gerçeklik bu kadar tersyüz edilmemiştir. Dikkat edelim, en benimdir dediğiniz yerde bile bu köleci zihniyetin kırıntıları bulunmaktadır. Önderliğin “Kürdistan’da düşmanın elinin değmediği yer kalmadı” belirlemesi günümüzde dünya genelinde deccal gibi her yere yayılan kapitalist modernite gerçekliği ile eşdeğer olmaktadır. Liberalizm bir kol gibi gezerken, onun yarattığı bireycilik toplumda en acımasız, duygusuz, umarsız bir yaşama götürmektedir. Cehalet öyle bir noktaya gelmiş ki birbirini sormamak, acısına koşmamak en ilerici yaşam olarak görülmektedir. Ama hiçbir dönemde günümünde olduğu kadar celladına koşulmadı, gönüllüce köleliğin savunuculuğu yapılmadı. Hiçbir sistemde kadın bu kadar metalaştırılmadı, evlilik adı altında tecavüze, katliama maruz kalmadı. Kadın tarihin hiçbir döneminde bu kadar aşagılanmadı. Ortaçağı aratmayan hatta katbekat daha fazla, bir meta gibi pazarlarda satılmadı. Buna karşı koyuşun, mücadelenin, direnişin sadece Önderlik gerçeğinde yattığını bilmeliyiz.

Önder APO “Benim bedenen diri veya ölü olmam belirleyici değildir. Belirleyici olan ulaşılan anlam, irade ve ahlaktır. Bu yalnız ben değil bende dile gelen tüm bir evren, var olan insanlık ve toplumsal gerçekliğimizdir. Buna dayalı halkımızın demoratik, özgür ve eşitlik içinde yeniden yapılanmasıdır. Önderliğe katılım bu amaçla mücadele edip zafer kişiliğini oluşturmaktır. Önderlik salt fiziki bir olgu olmadığı gibi anlam bütünlüğünü ortaya koymaktadır. Anlam düzeyi kendimizde oluşturduğumuz ahlak ve iradede yatar. Önderliğe katılmak isteyen her birey bu arayış ve bu anlam amacı ile katılmalıdır. Önderlik bir hakikat arayışçılığıdır. Özgür bireyi oluşturmak ancak tutkulu bir arayışçılık ile olur. Hiç durmadan, soluk soluğa arayışçılık böylesi zehirli, soysuz, köksüz zihniyetten kopuşu gerektirir. Kendi köklerinden oluşmayı sistemin çapık düzenine karşı direnişe kalkındırır. Gerçek yaşamın arayışçılığı bunu gerektirir. Aranan doğru, özgür yaşamda olur. Arayış da zaten budur. Doğru özgürlük arayışla olmalıdır. Yaşam dediğimiz de özgür zeminde olur. Bütün bunlar ise bizi Önderliğe götürür. Ahlaklı, anlamlı, hissin, yoldaşlığın, güzelliğin arayışıdır Önderlik.

Önderlik var olmanın, iradenin, inancın, umudun ve özgür olmanın adıdır. Önderlik etrafında gerçekleşen bu hakikat, kendisiyle öncü kahramanlar yarattı. Onlar Önderlik etrafında, felsefesinde temel mihenk taşları olup hakikatin tarihini yazdılar. Onlar halkı için savaşan gerçek fedayi savaşçılar oldular. Önderlik hakikatinde yanıp karanlık tarihe ışık oldular. Onlar Mazlumlar, Kemal Pirler,  Haki Karerler, Saralar, Bêrîtanlar, Egîtler oldular. Onlar öncü, onlar yenilmez oldular. Önderlik yolunda hakikat yolcuları oldular. Önderliğe katılım bumu gerektirdi. Önderliğe katılım bu hakikat ile oldu.

Vlcsnap 2024 03 07 19h25m22s931

Yurtsever Gençlik Dergimizin Mart ve Nisan sayısı çıktı

Yurtsever Gençlik dergimizin Mart-Nisan sayısı “Önderlikle Bütünleşelim Newroz ile Özgürleşelim” şiarıyla tüm okuyucularıyla buluşuyor. Önder Apo perspektifi “Çağdaş dünyayı hızla kavrayan gençlik” başlığıyla dergimizde yer alıyor. Yine dergimizde yer alan Genel ve Genç Kadın perspektifi ise gençliğin izlemesi gerek yolu belirleniyor. Portre bölümünde Kuzey Kürdistan gençliğinin öncülerinden olan Şehit Bawer Ceng’in yaşamı ve mücadelesi yer …

20191007 878088 Kc Aciklama Komalen Ciwan Jpgd80920 Image

Komalên Ciwan Kordinasyonu’nun 15 Şubat Uluslararası Komplosuna dair Açıklaması TÜM KÜRDİSTAN GENÇLİĞİ VE HALKIMIZA! 15 Şubat uluslararası komplosu üzerinden 25 yıl geçti. Uluslararası komplonun gerçekleştirilmesinde rol oynayan küresel kapitalist sistemin azgın ve kan içici devletlerini ve güçlerini 25 yılın birikmiş öfkesi ve nefretiyle lanetliyoruz. Komplonun zifiri karanlığını bedenlerini ateş topu haline getirerek aydınlatan ve Önder …

Dsc09964 Scaled

15 ŞUBAT KARA GÜNÜNE DOĞRU CEVAP OLABİLMEK

HABER MERKEZİ- Senar Viyan’ın Kaleminden: 15 şubat Kara Gününe Doğru Cevap Olabilmek “Uluslararası 9 Ekim komplosu, tam da komplocu güçlerin emellerine uygun olarak 15 Şubat 1999 günü Réber Apo’nun İmralı işkence ve tecrit sistemine alınmasıyla farklı bir boyut kazanmıştı. Komplo, uluslararası güçler tarafından çok kapsamlı ve derinlikli planlanmıştı. Lozan inkar ve imha siyaseti yüzüncü yılını …

Vlcsnap 2023 10 14 22h06m19s682

Ji Dengê Rêber Apo

Ji Dengê Rêber APO

B 02 00506

15 Ağustos Atılımı yeni bir yaşam yeniden doğuş ve diriliştir (2)

12 Eylül’ün hikayesini katliamlarıyla, işkenceleriyle ve halen süren savaşıyla bilirsiniz. Buna karşı büyük direndik. Yurtdışına zamanında bir çıkış vardır. Çok insanımız yurtdışına çıkar, biz de çıktık. Akıllı ve yerinde davranarak, en az imkanla dayanma, mevzi tutma ve en kısa zamanda ülkeye tekrar dönüş yapma temelinde çıktık. Bu çıkış ve bu dönüş tarihte emsalsizdir. Büyük devrimlere …

Nirxandinên Rêber APO

Close