Şehit Baran Mawa

Baran Mawa

Kod Adı: Baran Mawa
Adi Soyadi: Alî Oncu
Partiye Katıldığı Tarih ve Yeri: 2002
Şahadet Tarihi ve Yeri: 07.07 2018 / Colemêrg

 

Baran Mawa. Ali Çiçek ve Çiyager’lerin takipçisi. Devrimin şahini. Kürdistan gençliğinin ışığı. Ey rêheval Baran! Zor günlerin komutanı, özgür yürüyüşün öncüsü. Hangi kelime seni dile getirebilir? Hangi ses seni hissettirebilir? Kim senin hakiki takipçin olabilir? Baran yoldaş! Avaşin gibi duru bir akılla, Kemal’in duruşu gibi devrimci bir coşkuyla, tereddütsüz ve şüphesiz bir şekilde ölümsüz savaşçıların izinden gittin. Baran yoldaş! Kürdistan halkı seninle gurur duyuyor. Sözünü yerine getirdin. Egid ve Zilan’lar gibi tüm gençlerin öncüsü oldun.

Bugünkü Kürt gençliğinin hayali ne olmalı? Nasıl yaşayamalı? Ne umut etmeli? Bir genç nasıl özgür olabilir ve nasıl onurlu yaşayabilir? Bu soruların cevabı rêheval Baran Mawa’da. Heval Baran, mücadelesinin başlangıcından, kanının son damlasına kadar Kürt gençliğine bir öncü olarak yol göstermiştir. Bu yolda emek var, savaş var, mücadele var, Kürt çocuklarının katledilmesinin intikamı var. Özgürlük ve onur var.

Heval Baran bir savaş romanıdır. Koskocaman yaşanmışlıklarla dolu bir romanıdır. Bu roman herkes tarafından okunmalıdır. Bu savaş romanında heval Baran tanınabilir; bu eşsiz efsane anlaşılıp hayata geçirilebilir. Heval Baran, Diyarbakır cezaevinden çığlıkların yükseldiği ve Önder APO’nun Beka’da 15 Ağustos için ülkeye dönüş hazırlıklarının yaptığı sırada tarihi ve antik kent olan Mardin’de Ali Encü adıyla dünyaya geldi. Onunla birlikte Sitewrê dağlarına rengarenk bir bahar geldi. Doğa kendini yenilemiş ve görkemini her yere yaymıştı. Yer ve gök güzel bir şekilde süslendi. Ağaçlar yapraklarını açmıştı. Sitewrê’nin yaylalarını yeşil, kırmızı ve sarı bahar çiçekleri süsledi. Düşmanlar yeniden Kürdistan doğasına ölümü dayatmaya kalkıştığı sıralarda, bu ülke bir kahramanın doğuşuna tanık oldu. Belki o sırada heval Baran Mazlum, Kemal, Xeyrî, Akif ve Ali Çiçeklerin sesini duymuştu.

Heval Baran, yurtsever bir ailede büyümüş, bu yüzden de partiyi çocukluğundan beri biliyor. Ülke sevgisiyle, Kürt kültürüyle, işgalcilere olan kin ve nefretle büyüyor. Okula gittiğinde her Kürt genci gibi kimliğini, kültürünü ve dilini inkar etmenin baskısıyla karşı karşıya kaldı. Ama soykırım politikasını asla kabul etmedi. Yurtseverlik kökleri ve sömürgeci baskılara karşı direnişi nedeniyle bu politikaları reddetti. Bu temelde 2001 yılında Kütahya Üniversitesi’nde mühendislik okurken gençlik çalışmalarına katıldı. Rêheval Baranda uluslararası komplonun intikamını alma ve Önder APO’nun İmralı Adası’ndaki esaretinin intikamını alma arzusu giderek büyüdü. İşte bu yüzden 2002’de üniversite eğitimini bıraktı ve bir militan olarak gerilla saflarına katıldı. O dönemde komplo ve partiyi tasfiye etme girişimi uzaktan yürütülüyor. Heval Baran APOCU, radikal duruşuyla öne çıkıyor ve Kürdistan gençliğinin örgütlenmesinde ve sürece dahil edilmesinde önemli bir rol oynuyor. Kürdistan’ın birçok şehrinde kesintisiz olarak büyük bir çalışma yürtüyor. Yolunu kaybetmiş gençler kendilerini Baran arkadaş sayesinde tanıyorlar. Ve özgürlük savaşçılarının saflarına doğru koşuyorlar.

Tarih 2007. Heval Baran’ın kalbinde büyük bir özleme dönüşen şey, gerçekleşecekti. Güneşin sığınağına, özgür dağlara, Egîd ve Beritan’ların ülkesine gitti. Dağlarda, Önder APO’nun fikrine ve felsefesine daha da yoğunlaştı. Yüreğinde düşmana karşı beslediği intikamını, öfkesini düşmanın üzerine kusabilsin diye her gün kendini yeniden inşa etti. Düşmanın kişiliğinde yer oluşturmasına izin vermedi. Başarı tohumları kendisiyle birlikte gideceği yere gidecekti. Bir işe başladığında mutlaka başarırdı. Onun edebiyatında vazgeçmek yoktu. Dolayısıyla her şey bir mücadele, azim ve fikir meselesiydi. Fikri göklerden yüksekti, bitmeyen azmi ve mücadelesi çelikti.

Heval Baran, Rojava’ya gittiği zaman da rolü ve öncülüğü devrimin kurulmasında belirleyici oldu. Sürecin önemini hissetmiş, buna göre bütün gücünü seferber etmişti. En zor yıllarda, devrimin en zor anlarında Rojava’da yüzlerce genç, Baran yoldaşın özverisi ve sorumluluğuyla eğitim görüyor. Halkın önderliğinde devrim kazanıldı, öz savunma güçleri oluştu, asırlık işgalcinin gücüne tarihi bir darbe indirildi. Bugünkü Rojava Devrim’i tüm mazlum halkların, insanlığın ortak paydası haline geldiyse, Heval Baran’ın emeği burada tartışılmazdır. O devrimin önemli mimarlarından biriydi. Önder APO’nun ideolojisinin sadık bir savunucusuydu.

2015 yılında işgalci düşman Önder APO’ya ve halka yönelik saldırılarına başlayınca heval Baran, düşmana en güçlü yanıtı vermeye hazırdı. Ve bu saldırıyı devrimci bir karşı saldırıya dönüştürdü. Büyük bir emek ve tutkuyla sağlam bir temel hazırlandı. Dönemin yüzlerce gerillası ve militanı, Kuzey Kürdistan’da işgalcilerden büyük hesaplar istemeye hazırdı. Efsanevi Devrimci Halk Savaşı’nın komutanı Reşit Serdar’ın dediği gibi, “Halk ve gerilla bir olursa Kürdistan’da düşmanın gölgesi bile kalmaz.” Dönemin görevi ve sorgulama tarzı tüm Kürdistan gençliği içindi. Sürecin direnişiyle müjde yayıldı. Genç kızlar ve erkekler mevzilere gitti. Gerillaların yanında düşmana büyük darbeler vuruyorlardı. Hayaller yavaş yavaş gerçek oluyordu. Annelerin zılgıtlarında, çocukların gülüşlerinde özgür bir yaşam arzusu damla damla direniş denizine akıyordu.

Ey Kürdistan! Eski ülke. Binlerce yıldır insanları bağrında büyüttün. Birçok direnişe ve mücadeleye tanık oldun. Zalimlere asla boyun eğmedin. Beşiğinde insanlığı nasıl büyüttüysen, bugün de özgür geleceği özgür gerillalar şahsında kollarında tutuyorsun. Bugün ateşin ve güneşin çocukları mirasını yeniden canlandırdı ve direnişleriyle seni onurlandırdı. Komutan Çiyager’in de dediği gibi, “Ne olursa olsun sonuç muhteşem olacak.” Amed sokaklarında savaşçıların kleşlerinde mermi uğultusu duyuldu. Hogir ve Nucanan’ın öncülüğünde bu ses duyuldu. Direnişin öncüleri ipleri koparıyordu. Ve Gever, Şirnex, Silopi, Nisebîn geniş bir çember oluşturmuştu. Cizîra Botan’ın kadim ve dirençli bölgesinde faşizm yerle bir ediliyordu. APOCU gençlik, özyönetim direnişi sırasında ağır sendromlar yaşattı düşmana. Kürdistan gençlerinden Şehit Baran, APOCU’luğun fedakar çizgisinde yaşayanlara azim, güç ve özveriyle, hırsını, öfkesini düşmana karşı gösterdi. APOCU kimliğin ve zamanın komutanı oldu. Önder APO’ya olan inanç ve bağla heval Baran, Ali Çiçek’in bugünkü ruhunun canlı ifadesiydi. Nasıl ki 14 Temmuz 1982’de Diyarbakır Cezaevi’nde Xeyrî, Kemal, Akif ve Ali Çiçek’lerin öncülüğünde ölüm orucunun büyük direnişi başlatılmış ve faşizme karşı dönemin amansız mücadelesi başlatılmışsa, 2018’in Temmuz ayında da Baran yoldaş Botan Faraşin’inde Türk Devleti’nin faşist işgaline karşı verilen savaşta şehit oldu.

Gerçeğe giden yol mücadeleden, çok çalışmaktan, inançtan, dostluktan ve başarıdan geçer. Baran yoldaş mücadele yürüyüşünü tecrübe etti ve bu mücadeleden asla geri dönmedi. Önderliğimizin de söylediği gibi “Yaşam anda saklıdır.” Heval Baran’a göre de hayat böyle yaşanmalıydı. Her şey ideolojik ve felsefik olarak ele alınmalı ve sonuç kesin olmalıydı.

2018 yazı. Faraşin yaylalarının zamanı geldi. Faraşin yaylaları, doğası kadar güzel ve nehri kadar akıcıydı. Ve Kürdistan’ın şahini büyük komutan Baran Mawa, Ali Çiçek ve Çıyager’lerin izinde şehitler kervanına katıldı.

Portre: “BÜYÜK KOMUTAN ŞEHİT BARAN MAWA” anısına – 1.Bölüm

PORTRE: Ş. BARAN MAWA ANISINA- 2. BÖLÜM

RUHU GENÇ, İNANCI SONSUZ APOCU MİLİTAN: BARAN MAWA

O; Stewrê’nin şirin cennetimsi köyünde kazandığı Kürdistani değerleri, bir halkın özgürlük davasında yeşerten örnek bir devrimciydi,
O; kendisini bilgi, bilinç ve iradeyle donatarak zalimlerin bitmek bilmez zulüm sistemine karşı başkaldıran bir gençlik önderiydi,
O; ruhunu hep genç tutmasını bilen, yüreği büyük, inancı sonsuz, azmi ve kararlılığı sınırsız bir Apocu militandı,
O; zorluklardan yılmayan, mücadele etmeyi tutkuyla gerçekleştiren, var olanla yetinmeyen ve her zaman gözünü zafere diken sembol bir kişilikti,
O; Kürdistan özgürlük devriminin yiğit bir evladı, Apocu felsefe ve ideolojinin öncü bir komutanı ve yoldaşlarının gönlünde taht kuran varlığıyla boşluğu doldurulamaz bir can yoldaştı.
Evet, Ş. BARAN MAWA’dan bahsediyoruz. 7 Temmuz 2018 tarihinde Botan’ın Kunavê alanında faşist soykırımcı TC devleti’nin saldırısı sonucu şehitler kervanına katılan Baran arkadaşın, şehadetinin 3. Yıldönümünü karşılıyoruz. Böylesi bir dönemde Ş. Baran kişiliğini, mücadele duruşunu daha fazla anlaşılır kılmalıyız. Ş. Baran’ın Kürdistan devrimci gençliği için taşıdığı anlamı ve mücadelede yaşatılması gereken özelliklerini daha fazla ön plana çıkarmalıyız. Bu görev, Kürdistan gençliğinin boynunun borcu olmaktadır.
Faşist soykırımcı TC, Kürdistan’da bir kültürel soykırım rejimi olarak bedenleşmiştir. Kürdün kendi gölgesinden korkması, Kürtçe konuşmanın en ağır suç haline getirilmesi, Kürtlüğü ifade eden değerler yerine her şeyin türkleştirilmeye çalışılması devletin vahşi karakteri olmuştur. Kürtlere yaşatılan trajedi günlük bir uygulama haline getirilmiştir. Kendi gerçeğine ihanet etmek normalleştirilmek istenmiştir. Sonuç olarak kendini Türk zanneden, Kürtlüğünü geri, ilkel görürken Türklüğü övünç kaynağı olarak gören bir nesil yetiştirilmesi amaçlanmıştır. Bu insanın yaşadığına binlerce kez lanet etmesine neden olan bir politika olarak her bir Kürt gencinin karşısına çıkmıştır. İşte tem da buna karşı Heval Baran yüreğinin her bir parçasında öfke büyütmüş, kin beslemiş ve nefret edercesine dayatılanları kusmak istemiştir.
Heval Baran’ı tanıyanlar bu yönüyle Kürdistani özelliklerine büyük bir hayranlık beslemiştir. Kürtçe konuşmasındaki ısrarından, yaşama Kurdi gözle bakmaya, yemek kültüründen Kürt toplumsal değerlerine sıkı sıkıya sarılmasına kadar kişiliğini buna göre oluşturmuştu. Soykırımcı düşmanın aklını ve yüreğini teslim almasına izin vermemişti. Önder Apo’nun ‘’ruhun bekaretini koruması’’ sözündeki gibi Heval Baran da Kürtlük ruhunu koruyarak düşmanı yaşamın her anındaki duruşunda kahretmesini bilmişti.
Heval Baran bu özellikleriyle Bakurê Kürdistandaki mücadelede de stratejik adımlar atılmasına yol açtı. Örneğin bir döneme kadar gençlik çalışmaları yoğunluklu olarak Türkiye metropollerinde merkezileşmişti. Heval Baran bu duruma karşı şunu söylemekteydi: ‘’Gençlik, Botan’da, Mardin’de, Colemerg’de güçlü hale gelmeden düşmana karşı etkili bir çalışma yürütemez.” Gerçekten de Bakur gençlik çalışmalarının Botan merkezli yoğunlaşmasıyla beraber çok önemli gelişmeler yaşandı. Kürdistan’ın kalbi olan Botan’da gençlik güçlendikçe düşman gençlik üzerindeki kirli politikalarında çözümsüz kaldı. O dönem Botan’dan Colemerg’e kadar düşmanın yürüttüğü ve işbirliği içinde olduğu birçok fuhuş ve uyuşturucu çetesi vardı. Gençlik bilinç kazanıp örgütlendikçe bunlardan yaptıklarının hesabını sordu ve barınamaz hale getirdi. Bir yerden sonra birçok çetebaşı haber göndererek suç işlediklerini, affedilmek istediklerini ve her türlü karara uyacaklarını söyleyecek duruma getirilmişlerdi. Bakur gençliği bu biçimde düşmanın pisliklerinden temizlenerek önemli bir mücadele gücü haline geldi. Bunda Heval Baran’ın Kürdistani kişiliğinin rolü belirleyici olmuştur.

Hakeza düşman Kürdistan’da en fazla kişiliklerle oynamıştır. Kişilikleri enkaz haline getirmiştir. Her türlü çirkin yol ve yöntemlerle sırf gençlik kendi değerlerinden uzaklaşarak mücadele edemez duruma gelsin diye kişiliksizliği dayatmıştır. Kişiliği olmayan bir kimse doğal olarak celladına aşık olacak düzeyde düşmanına hizmet edecektir. Özellikle Kürdistan gençliğine karşı böylesine özel bir asimilasyon tezgahı kurulmaktadır. Heval Baran’ın bu konudaki derin bilinci onun eşsiz örgütçü kişiliğine damgasını vurmuştur. Örneğin Heval Baran’ın tartışıp da ikna etmediği, ayağa kaldırmadığı, yarattığı motivasyonla seferber etmediği kişi ya yoktu ya da çok istisnaydı. Yaşam duruşuyla, yaklaşımlarıyla, üslubu ve hissettirdikleriyle insanları eğitiyordu. Sadece akademi eğitimlerinde değil, mücadelenin her anında bununla insan yaratıyordu. Gerçekten bir arkadaşın da dediği gibi “Heval Baran, kişilik yaratıyordu.” En önemli özelliklerinden biri buydu. Düşmanın değirmen taşı gibi öğütüp un ufak ettiği hasarlı, zayıf ve yanılgılı kişilikleri Önder Apo’nun mütevazi bir öğrencisi olarak eğiterek mücadeleci bir hale getiriyordu. Bu yüzden bulunduğu alanda tartışmasız bir çekim merkeziydi. Bu özelliğini devrimci gelişme yaratmanın, hamlesel atılımlar geliştirmenin zemini haline getiriyordu.
Heval Baran da siz küçük hesaplar, ufak hedefler, iddiasız duruşlar göremezdiniz. Adeta Apocu olmanın sırrını çözmüş gibiydi. Önder Apo’nun kılı kırk yararak, iğne ucu büyüklüğündeki imkanları devasa kazanımlara dönüştüren gerçeğini kişilik tarzı haline getirmişti. Devrimci olmanın büyük düşünmek olduğunu hatmetmişti. Bunun için yürüttüğü her çalışmada önemli başarılara, büyük gelişmelere damgasını vuruyordu. Aslında kişi olarak etkinliği ve rolü çoğu zaman birinci sıradaydı. Ortaya koyduğu düşünceleriyle, en sıkışık anlarda bulduğu çözümlerle, keskin zekasını harekete geçirerek ulaştığı planlamalarla bir ilham kaynağı oluyordu. Ama bunu yaparken kesinlikle bireysel kalmazdı, kendisiyle sınırlı tutmazdı. Ekip olmanın gücüne, kollektif çalışmanın görkemli yaratımlarına yürekten inanıyordu. Her zaman da böyle çalıştı, birinci dereceden sorumlu olmasına rağmen herkesi harekete geçirip, rol misyon yükleyerek muazzam gelişmeler yaratılmasının öncüsü oldu. Eğer Kürdistan Gençlik Hareketi bugün devrim mücadelesine öncülük yapar duruma gelmişse bunda Heval Baran’ın payı eşsizdir.
Zorluklar çoğu zaman insanların geri adım atmasına neden olur. Mevcut düzen her insanı biraz bu hale getirmiştir. Kırılgan, kendine güvenmeyen, rahata alışkın, kolay yollarla sonuç almaya meyilli bir duruş hakim kılınmak istenmektedir. Günümüzde de düşman faşist baskı ve zoru dayatarak bu özellikteki insanlardan sonuç almaya odaklanmıştır. Zorla devrimci direnişi bastırabileceğine, iradeyi kırıp teslim alabileceğine inanmaktadır. Bu konuda Heval Baran tam tersine zorlukların insanı büyük geliştiren, çelikleştiren gücüne inanmaktaydı. Bunun için her zaman zorlukların üstüne giden, mücadeleyle aşmaya çalışan, en ağır durumlara karşı çözüme kilitlenen bir duruşa sahipti. Onun yanında asla kendinizi çözümsüz hissetmezdiniz. Zorluklar olduğunda muhakkak bir çıkış yaratacağına doğal bir inancınız olurdu. Çünkü kendisini Apocu felsefede ve ideolojide sıfırdan yaratmıştı. Kendisini iyi bir PKK’li kılmak için emek vermiş, çaba harcamış, kafa patlatmıştı.
Örneğin Heval Baran göründüğünün tersine çok okumaktaydı, çok yoğunlaşmakta, çokça düşünmekteydi. Önderlik düşüncelerini yaşamsallaştırmanın buradan geçtiğini iyi biliyordu. Gün içinde yüzlerce sayfa kitabı rahatlıkla okuyabiliyordu. Mücadele bilincindeki derinliğin en önemli halkalarından biri de bu olmuştur. Örneğin Heval Baran çok fazla yararlanılacak bir kaynak veya materyal olmamasına rağmen kendisini hazırlayarak ilk defa kapsamlı olarak Kürdistan devrimci gençlik tarihi dersini vermiştir. Birçok konuda engin bilgilere sahipti. Bunu da imrendirecek biçimde bir mütevazilikle yaşıyordu. Bilgisini ve bilincini yoldaşlığın hizmetine sunma becerisine sahipti. Bu yüzden birçok insanda görülenin aksine Heval Baran kendisinde teori pratik dengesini ustalıkla kurabilen bir kişiliğe sahipti. Konuştuklarının ağırlığını yaşamdaki mücadele çizgisiyle ispatlayan bir arkadaştı. Kurduğu yoldaşlık ilişkileriyle PKK yoldaşlığına halel getirmemiş, yoldaşlığı yücelten yoldaş canlısı bir duruşun sahibi olmuştur.
Heval Baran, tüm bu ifade edilenler ve daha ifade edilmeyen birçok yönüyle Kürdistan Özgürlük Devriminde hakkı verilmiş bir yaşamı bizlere sunmasını bilmiştir. Hem PKK içerisindeki gençlik mücadelesine hem de tüm Kürdistan gençliğine yaşam duruşu, mücadele çizgisi ve yaratımlarıyla eşsiz bir miras bırakmıştır. Tam da bu yüzden BARAN MAWA Kürdistan devrimci gençliğinin öncü komutanı olmuştur. Biz Baran Mawa yoldaşı tanıyanlar onu tanıdığımız, onunla yoldaşlık yaptığımız ve aynı mücadelenin yolcusu olduğumuz için başımız dik ve gururluyuz. Keşke herkes bizler kadar şanslı olsaydı…
3. şehadet yıldönümünde Ş. Baran Mawa’yı saygı, sevgi ve minnetle bir kez daha anıyor, Kürdistan gençliğinin binlercesinin BARANLAŞARAK mücadeleyi hep beraber zafere götüreceğimize and içiyoruz. Botan’a gitmeden önce son olarak söylediğin cümleyi bir kez daha haykırıyoruz: “ DAHA SON SÖZÜMÜZÜ SÖYLEMEDİK…”

RUHU GENÇ, İNANCI SONSUZ APOCU MİLİTAN: BARAN MAWA

Gençlik Komutanı Şehit Baran Mawa’nın Mücadele Duruşunu Zaferle Taçlandıracağız

Tüm Halkımız ve Devrimci Yurtsever Gençliğe

Öncelikle içerisine girdiğimiz büyük direniş ayı olan Temmuz ayında, 14 Temmuz direniş şehitleri başta olmak üzere Baran MAWA arkadaş şahsında tüm devrim şehitlerini saygı ve minnetle anıyor; mücadelelerine bağlılık sözümüzü yineliyoruz.

14 Temmuz 1982 yılında faşist soykırımcı TC devletine karşı Amed zindanlarında Kemaller, Hayriler, Akifler ve Ali Çiçekler büyük ve tarihi bir direnişin sahibi oldular. Mücadele tarihimizde büyük bir dönüm noktası yaratan 14 Temmuz direnişi her zaman olduğu gibi bugün de faşist sömürgeciliğe karşı büyük bir direniş ruhunu yaratmaktadır. Aynı direniş ruhuyla Kürdistan dağlarında büyük bir zafer tutkusuyla savaşan Kürdistan Özgürlük Gerillası Amed Zindanlarından aldıkları direniş meşalesini taşımaktadır.

Şehitler gerçeğimizin yarattığı değerler ve açığa çıkardığı hakikat şunu çok net ortaya koymaktadır ki zafer tutkusu ve mücadele azmi her şeyi yaratan temel gerçekliktir. 40 yılı aşan mücadele tarihimiz bu gerçeklikle birçok kahraman, fedai kişiliği açığa çıkarmıştır. Bu gerçeklikle kişiliğini eriten ve bütünleştiren arkadaşlardan biri de kuşkusuz Baran arkadaş olmuştur. Baran Mawa yoldaş, mücadeleyle tanıştığı ilk süreçlerden itibaren öncülük rol ve misyonunu büyük bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmiş; kararlı ve iddialı duruşuyla gençlik hareketinde büyük emekleri olmuş ve bu anlamda Kuzey Kürdistan devrim çalışmalarında en önde mücadele etmiş, sorumluluk üstlenmiş, yoğun bir emeğin sahibi olmuştur. Bununla yetinmeyerek Kürdistan özgürlük dağlarında da büyük bir heyecan ve coşkuyla mücadelenin her alanında yer almıştır. Rojava Devrimi’nin ilk süreçlerinde Rojava’nın bir çok alanında çalışma yürüterek, devrimin yarattığı değerlerle ve devrim ruhuyla gençlik örgütünün devrimci öncülüğünü üstlenmiştir. Uzun yıllar Gençlik Hareketi yönetimi çalışmalarında yerini alan Baran arkadaşın bitip tükenmeyen gençlik enerjisi ve radikal duruşu gençlik örgütümüzün de her zaman coşkun bir sel gibi akmasını sağlamıştır. Bütün imkansızlıklara rağmen hiçbir zaman inançsız yaklaşmamış, tam tersine imkansızlıklar içerisinde büyük imkanlar yaratarak devrimin hizmetine koymuştur. Önderlik paradigmasına büyük bir inançla yaklaşan, özümseyen ve kendini bu bilinçle yetkinleştiren Baran arkadaş, özgürlük hareketimizin içerisinden geçtiği tüm zorlu koşullarda tutumunu ve yaklaşımını her zaman net bir şekilde korumuştur. Bu anlamda hiçbir tereddüt göstermeden örgütsel tutumundan hiçbir zaman taviz vermemiştir. Düşmanın hareketimize karşı yürütmüş olduğu inkar ve imha saldırılarına karşı büyük bir inanç ve yaratıcılıkla düşman saldırılarını boşa çıkarma ve mücadeleyi zafere ulaştırma temelinde fedai bir ruhla devrimin öncü kişiliklerden olmuştur.

Bilindiği üzere 2015 yılında gençlik hareketi öncülüğünde tarihi özyönetim direnişleri başlatıldı. Bu anlamda büyük bir emeğin sahibi olan ve bu sürecin zaferle sonuçlanacağına dair büyük bir umut ve inançla bu sürece katılan Baran arkadaş, gençlik hareketinin öncülük görevini yürütmesinde büyük bir rolün sahibi olmuştur. Yüzlerce gençlik kadrosunun bu sürece hazırlanmasında ve o tarihi süreçte açığa çıkan direniş ve kararlılık ruhunun oluşturulmasında Baran arkadaşın yoğun çabaları etkili olmuştur. Bu anlamda özellikle gençliğin eğitimini önemseyerek; Önderlik ideolojisi ve felsefesi temelinde eğitim çalışmalarında tecrübe ve birikimiyle her zaman zenginlik kazandırmıştır. Baran arkadaş her zaman etrafındaki tüm yoldaşlarında devrimci kişilik yaratan bir duruşun sahibi olmuştur. Bunun sonucunda Sur, Nusaybin, Cizre, Şırnak, Gever başta olmak üzere direnişin yayıldığı her alanda düşmanın sadece tekniğiyle yürütmeye çalıştığı çöktürme politikalarına karşı her bir arkadaş şahsında tarihte ve dünyanın hiçbir yerinde benzerlerine rastlanmayacak bir direniş ortaya çıkmıştır. İşte bu ruhu açığa çıkaran PKK ‘nin ve Önderliğimizin yarattığı değerlerin birikimidir. Heval Baran bu değerlere olan bağlılık ve inançla kendini her zaman yenileyerek katılmayı hedeflemiştir. Yoldaşlığa olan inancı ve şehitlere olan bağlılığıyla layık olma temelinde mücadelede aktif rol üstlenerek, mütevazi duruşuyla gittiği her alanda büyük bir etki yaratmıştır.

Yaşamın her anında öncülük yapan Baran arkadaş, hakikat ve özgürlük arayışını aralıksız bir biçimde sürdürmüştür. Bu anlamda derin tarihsel bilinci ve öngörüleriyle var olan süreci en doğru bir biçimde okuyarak, dönemin Apocu militan sorumluluklarını ortaya koyarak sürece cevap olmuştur. Dolayısıyla kendisini en üst düzeyde bu sorumlulukla oluşturmuş, her anlamda örgütsel kaygı ve hassasiyetle kişiliğinde partilileşmeyi yaratmıştır. Her zaman olduğu gibi yine içerisinden geçtiğimiz tarihi bir süreçte, sürecin seyrini belirleyecek bir tarzla, fedai bir ruhla katılımı kendisine esas almıştır. Sömürgeci düşmanın Kürt halkı ve Kürdistan Özgürlük Gerillalarına karşı yürüttüğü inkar ve imha politikalarına karşı Baran arkadaş, hep diri tuttuğu intikam duygusuyla 2017 yılında yönünü mücadelenin en zorlu alanlarından biri olan Botan’a vermiştir. Mücadele tarihimizde önemli bir yere sahip olan Botan birçok kahramanlığa şahit olmuştur. Heval Baran da bu alanda büyük bir kararlılıkla öncülük etmiş, mücadelesi ve direnişi ile bu anlamda tarihe büyük bir iz bırakmıştır. Sürece en aktif katılımı esas alarak gençliğin öncülük ruhuyla tüm çalışmalarda yerini alan Baran yoldaş, 7 temmuz 2018 yılında Faraşin alanında şehitler kervanına katılmıştır.

Baran arkadaş kişiliğiyle, duruşuyla, mücadele yürüyüşüyle Kürdistan gençliğinin öncü komutanı olmuştur. Bu anlamda tüm Kürdistan Gençliği’ nin Baran yoldaşı tanıması, anlaması, kendisine örnek bir kişilik olarak esas alması gerekmektedir. Özgürlük Devrimimiz Ş. Baranların mirasını devralan binlerce Baranın öncülüğüyle kesinlikle zafere ulaşacaktır. Bu temelde bulunduğumuz direniş ayında ve içinden geçmekte olduğumuz zafer yürüyüşü sürecinde Baran MAWA arkadaş şahsında bütün devrim şehitlerini saygı ve minnetle anıyor, şehitlerimizin anısını faşist düşmanı kahredecek bir mücadele duruşuyla zaferle taçlandıracağımızın sözünü yeniliyoruz.

07.07.2019
Komalên Ciwan Koordinasyonu

Gençlik Komutanı Şehit Baran Mawa’nın Mücadele Duruşunu Zaferle Taçlandıracağız

Büyük Genç’lik Komutanı Baran Mawa Yoldaşı Saygıyla Anıyoruz

YURTSEVER HALKIMIZA, TÜM DEVRİMCİ GENÇLİĞE VE BASINA

7 temmuz 2018 tarihinde 6 arkadaşıyla birlikte ölümsüzler kervanına katılan Baran Mawa arkadaşımızın başta mücadeleye birçok evladını katmış değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever halkımıza ve tüm mücadele arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz

Baran Mawa Yoldaş’ımız gençlik hareketine yıllarını vermiş, büyük bir emekle Komalên Cıwan örgütümüzün kuruluşundan gelişimine kadar her aşamasında yer almış, en büyük katkıların sahibi olmuştur. Gençlik hareketimizin kuruluşundan gelişimine ve PKK mücadelesine katkıların bugüne kadar dahi her aşamasında sağlanan tüm gelişmelerin kuşkusuz en büyük pay sahibi Baran Yoldaş’ımız olmuştur. Bugün Kürdistan’ın 4 parçasından Avrupa’ya tüm alanlarda bir büyüme ve gelişmeyi sağlayan gençlik hareketimizin bu aşamaya gelmesinde, 2011 yılında Rojava Devrimi başlarken orda gelişen devrim sürecinin ilk nüvelerinde ve Rojava gençliğinin örgütü olan Cıwanên Şoreşger’in örgütlenmesi, gelişmesi ve devrime öncülük edip bugünkü YPG güçlerini oluşturmasına öncülük eden, doğrudan bu pratiğin içerisinde yer alan Baran Yoldaş’ımız, 2013 yılında ilan edilen ve daha sonra Özyönetim Direnişleri’yle birlikte YPS’ye evrilen ve kuruluşundan bu yana birçok alanda devrimci sorumluluğuyla halkın her sorunuyla ilgilenen ve düşmana büyük darbeler vuran, düşmanın diz çöktürme planlarına boyun eğmeyip planladığı tüm katliamları boşa çıkaran ve özyönetim alanlarında kahramanca savaşarak onlarca şehit veren Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi’nin (YDGH) de yine en büyük mimarı olmuştur. Cizre Direnişi’nin komutanları; Axin, Harun, Faraşin Yoldaşların, Gever Direnişinin öncüleri Rojvan, Alişerlerin; Sur Direnişi’nin öncülerinden; Harun, Eriş, Siti, Andokların ve nice kahraman militanın komutanı olmuştur Baran Heval.

Baran Heval tüm mücadele yaşamı boyunca gençlik hareketinin her zaman en büyük öncüsü olmuştur. Önder APO’nun yarattığı bu görkemli mücadelenin en büyük savunucularından ve emekçilerinden biri olarak her zaman yaşamıştır. Yaşamın her anında bize bir militanın nasıl olması gerektiğini göstermiş yüzlerce gençlik kadrosunu eğitmiş ve mücadeleye kazandırmıştır. Gerek fikirleri gerek eylemleri her zaman dönemin ihtiyaçlarına denk düşecek ve cevap olacak şekilde olmuş ve her alanda düşmana vurulan darbelerin sahibi olmuştur. Denizlerden İbolara, Haki Karerlerden Mazlumlara uzanan devrim mücadelesinin bir ardılı olan Baran Heval; 2002 ve sonrası gençlik mücadelesinde bu geleneğin bir ardılı olarak yaşamıştır. Amed Serhıldanları’ndan Kobanê Direnişi’ne kadar birçok devrimci ayaklanma ve direnişin komutanlığını yapmıştır.

Baran Heval Gençlik hareketinde farklı bir hava yarattı. Askeri ve ideolojik yönü,tüm çalışmalara hakim perspektifi, net, açık, keskin ve güçlü duruş ve yoğunlaşmaları itibari ile her zaman komutanlık özelliklerini taşıyan ve bu nedenle de herkesin doğal olarak da öncü olarak kabul ettiği bir arkadaştı. Tarz, üslup ve duruşuyla hakim ve örnekti, herkesi kapsayan, herkese hitap edebilen, tespitleri yerinde ve ikna eden yönleri, moral umut veren yanları ile öncü düzeydi. Her arkadaşın hassasiyetlerini ayrı ayrı gözeten yönleri, devrimciliğin önünde hiçbir engel tanımayan yönleri inanan güven veren yönleri en ileri düzeyde, düşmana öfkesi büyük, bu nedenle ürettikleri ve yarattıkları da ona denkti. Tüm pratikleri mutlaka sonuç alıcıydı.

Örgüte bağlılığı, sonsuz güven ve inancı o kadar güçlüydü ki hiçbir şey onda tereddüt yaratamazdı, Önder Apo’ya ve Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Devrimi’ne müthiş bağlı, soğukkanlı, kapsayıcı, herşeyi anlamlandırmaya, çözmeye çalışan, müthiş bir sabırla yaklaşan ve herkese karşı çok saygılı ve değer veren bir komutandı. Vicdani ve duygu yönü, yoldaşlarına ve şehitlere bağlılığı, her arkadaşla empati kurabilme yönü, herkese moral, güç veren yönleri, büyük, ısrarlı bir devrimci olduğunun en büyük kanıtıydı. Gerçek bir PKK militanının nasıl olması gerektiğinin en somut hali idi. Çok belirgin bir duruş ve herkesin içerisinde bu duruşuyla hemen fark edilirdi. Zekası, öngörü ve tespitleri ile gerçek bir komutandı.

Ayrıca Kürdistani yönleri en ileri düzeyde olan, bu coğrafyayı ve tarihini köy köy, gün gün bilecek kadar Kürdistan’a sonsuz bağlıydı.

2017 yılında gelindiğinide ise doğrudan gerilla mücadelesine katılıp çok sevdiği Botan sahasına giden ve orda da öncü olarak aldığı mücadele geleneğini en üst seviyede son nefesine kadar yerine getirmiştir.

Komalen Cıwan Örgütü olarak Baran Heval her zaman bizim için öncü, önder bir komutan olacaktır. Anılarına bağlılık ve mücadelesini büyütmek bizim için en temel görevdir. Bundan sonrası açısından Heval Baran’dan ve onun şahsında tüm devrim şehitlerinden aldığımız perspektif; bizim mücadelemizin en büyük yol göstericisi olacaktır. Heval Baran’a sözümüzdür ve onun bize emridir.. Kürdistanda faşizmin gölgesi dahi kalmayacaktır. Bu temelde Seri hılde hamlemiz Heval baran şahsında tüm kurdistan devrim şehitlerinin intikam hamlesi olacaktır. Tüm kürdistan gençliği, gençliğin komutanı Baran yoldaşa sahip çıkmalıdır. Geliştireceğimiz her eylem Baran hevalin perspektifine denk olacaktır.

Büyük Genç’lik Komutanı Baran Mawa Yoldaşı Saygıyla Anıyoruz

Close